Kendini Değil Ülkeyi Düşün
Cumhurbaşkanlığı'nın en güçlü adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün "Baykal hariç" muhalefet liderleriyle görüşüp, Cumhurbaşkanlığı konusundaki "uzlaşma zeminini" yoklayacak.
Ben de Erdoğan'dan önce davranıp "Yarın Başbakan'a ne söyleyeceksiniz" diye sormak için Ağar'ı aradım.
Antalya'da yerel yönetimlerdeki DYP'lilerle toplantıda olan Mehmet Ağar'ın tavrı çok açıktı. "Görüşmeyi isteyen Sayan başbakan, bu yüzden benim söyleyeceklerim onun söyleyeceklerine bağlı" dedi ancak görüşmede kendisinin belirleyeceği eksendeki görüşlerini de aktardı.
Ağar, başından beri savunduğu, "demokratik ve hukuki hak" söyleminden vazgeçmiyor.
"Bana göre Cumhurbaşkanlığı Sayın Erdoğan'ın kişisel olarak hukuki ve demokratik hakkıdır. Kimsenin ondan bu hakkını kullanmaması için zorlayıcı bir talebi olamaz" diyen Ağar'ın bir de "aması" var.
"Türkiye'nin şartlarını değerlendirmek hepimizin hakkıdır ama belirleyici olan iktidardır. Sayın Erdoğan şu anda iktidar. Ülkenin şartlarını değerlendirip her konuda karar vermek onun yetkisinde. Cumhurbaşkanlığı konusunda da bu şartları değerlendirip ona göre bir karar vermeli."
Bunun üzerine Ağar'a şunu sordum: "Peki sizce o şartlar neler?"
Yanıtı değişik oldu:
"Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı konusundaki kararı vermeden önce önümüzdeki dönemde Türkiye'nin nereye yelken açacağına, hangi limanlara gitmek istediğine karar vermeli. Buna bağlı olarak da o geminin neresinde olmayı düşündüğünü ortaya koymalı. Bu kararı verirse hala uzlaşma zemini ve zamanı var. Kendisine şunu hesaba katmasını açıkça söyleyeceğim. 'Eğer Çankaya'ya kendisi çıkarsa, Cumhurbaşkanlığı makamı o istese de istemese de iç politikanın içinde olacaktır.' Aday olacaksa bunu bilerek olması lazım. Bunu göz önüne alarak, kendi geleceğini değil, Türkiye'nin geleceğini düşünmesi gerekir."
Peki Tayyip Erdoğan aday olursa DYP destek verecek mi, vermeyecek mi?
Ağar net. "Buna ben tek başıma karar veremem. Kendisi dahil, herhangi bir isim telaffuz ederse ben hemen ertesi gün Genel İdare Kurulu'nu toplar ve 24 saat içinde yanıt veririm. Ama adayını açıklamazsa ben herhangi bir kanaat bildirmem. Adaylarına karşı tavrımız aday veya adayların ismi belli olunca ortaya koyulur."
Ağar, cumhurbaşkanının adının genel seçimleri de etkileyeceğini düşünüyor. "Cumhurbaşkanlığı seçimi genel seçimi de etkileyecek bir seçim. Adaylar ve kimin seçileceğine bağlı olarak iç politikada da bazı değişiklikler olabilir. Bunun için biz erken tavır göstermeyiz" diyor.
Ağar'ın bunların dışında söyleyeceği şey ise şu olacak:
"Samimi bir şekilde Türkiye'nin gelecekteki pozisyonuna bizim bakış açımızı anlatacağım. Olasılıklara göre nelerin muhtemel olduğunu söyleyeceğim. Objektif davranmasını tavsiye edeceğim."
Hilmi Özkök senaryoları
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök'ün Cumhurbaşkanlığı'na aday olacağı, daha doğrusu AKP tarafından aday gösterileceği çok önceden yazılıp çizildi.
Hatta Emin Çölaşan, Özkök'ün hükümetle uyumlu tavrını buna bağlayan yazılar yazdı.
Özkök'ün son "sürpriz" basın açıklaması ve basına yansıyan "aile saadeti fotoğrafı" bu dedikoduları yeniden alevlendirdi.
Aslında Özkök fena bir çözüm değil.
Laikse laik.
Demokratsa demokrat.
Eşinin başı açıksa, açık.
Devleti bilmekse, biliyor.
Üstelik askerden de muhalefet gelmez. Çünkü "İçlerinden biri, komutanları."
Bence olur. Çok da iyi olur.
Ama olmaz.
Çünkü Özkök bu iddialar ilk ortaya atıldığı zaman, "Böyle bir şey olmayacak" diye net açıklama yapmıştı.
Tabii "Böyle şerefli bir görevi millet benden isteyince nasıl hayır derim" diye onurlu bir dönüş mümkün ama AK Parti, kendi içinde bunu anlatamaz.
O nedenle de olmaz.
Bence
Her gören Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı'na çıkıp çıkmayacağını soruyor.
Emareler çıkacağı yolunda.
Emare 1: Abdullah Gül çok keyifli. Konulara yaklaşımında şimdiye dek özenle sakındığı bir geniş perspektif sergiliyor.
Emare 2: Tayyip Bey'in neşesi yerinde, Almanya gezisinde gazetecilerle sürekli gırgır geçiyor.
Emare 3: Başbakan'ın yakın çevresindekilerle konuştuğumuz zaman "Mayıstan sonra biraz nefes alırız inşallah" diyorlar.
Emare 4: Başbakan, Almanya gezisinde gazetecilere Cumhurbaşkanlığı konusunda öyle şeyler dedi ki, İsmet Berkan "11. Cumhurbaşkanı hayırlı olsun" dedi, diğerleri ona katıldı.
Bütün bunlar gerçek.
Ancak ben hala Tayyip Erdoğan'ın bir son dakika manevrası yaparak Köşk'e çıkmayabileceğini düşünüyorum.
Bildiğimden değil, hissettiğimden.
2003'te Ata uçağında bu konuyu ilk konuştuğumuzda kendisine " Özal'ın o dönemki yakın çevresine sorun ve cumhurbaşkanı olduktan 15 gün sonra kendisini nasıl hissetti bir öğrenin. Politikaya dönmek için nasıl çabaladığını hatırlayın ve kararınızı sonra verin" demiştim.
Açıkladığına göre Özal'ın yakınlarıyla konuşmuş.
Bilmem anlatabildim mi!