Paşanın başucu şarkıları - Bandista

Darbeler, müdaheleler, politik ve kültürel işgaller ‘sorgulanamaz’ iktidarlarlarını ezicilikleri, şiddetleri ve yarattıkları acılar ve galibiyetleri ne düzeyde olursa olsun, tam da toplum ve mağluplar nezdinde meşru, haklı, kaçınılmaz ve yahut hegomonik kabul edildikleri anda tesis ederler. Erkin sahipleri mevcut durumlarını sürdürmenin yolunun onu elde ettikleri hâl ve yöntemde ısrar ve bu 'olağanüstü' hâli sürdürmekten geçtiğini bildiklerinden bu, ‘farklı’ bağlam ve tecessümlerle durmaksızın devam eden bir saldırı sürecidir. Bu saldırıya karşı verilecek yanıtların içinde dilimizde, sesimizde, müziğimizde direnmek bir kültürün, içinden başka başka muhalif kültürleri doğurarak yaşaması anlamında elzemdir. Unutmayıp inanmak ve bulanmayıp bilenmek düsturuyla Bandista evi var olduğunu bizzat kendi mevcudiyetinin mümkünlüğüyle bildiği muhalefet mukavemet âlemini paşaların başucunda De Te Fabula Narratur’un kaldığı yerden bizim hikâyelerimizi anlatmaya davet ediyor. Zira bir fısıltıdan bile korkuyorlar... gürültü ne çok şeyi değiştirir... kafaya kafaya zound zystem!
Şarkıları indirmek için BURAYI tıklayınız...
Coup d’états, interventions, and political and cultural occupations, regardless of the level of their victory, their oppressiveness, violence, and the pain that they induced, establish their ‘unquestionable’ power at that moment when they are considered legitimate, just, inevitable or hegemonic in the eyes of the defeated and the society. This is a incessant process of attack that works through different contexts and reflections, since the possessors of power know that the way of stabilizing their existing condition is to insist on the state and methods by which they have acquired that power and to maintain this ‘exceptional’ state. It is crucial to resist this attack with our answers, through our language, voice, and music for a culture to sustain itself and give birth to various dissident cultures from within itself. By the motto of not forgetting but believing and not watering down but sharpening, Bandista keeps telling our stories, on the bedside of the pashas, from the world of dissent and resistance that Bandista knows exists through the manifest possibility of its own existence, from where De Te Fabula Narratur left off. For they are afraid of even a whisper… noise makes such a difference… zound zystem to the head!
kayıt/recording: Bandista, Stüdyo Kadıköy/İSTANBUL
editing: Bandista miksaj/mixing: Stüdyo Red/İSTANBUL mastering: Stüdyo Kadıköy/İSTANBUL kapak/cover: Bandista ağustos-eylül / august-september 2009
"Ezilenlerin geleneği gösteriyor ki, içinde yaşadığımız 'olağanüstü hâl' istisna değil kuraldır. Buna denk düşen bir tarih anlayışına ulaşmak zorundayız. O zaman açıkça göreceğiz ki, gerçek olağanüstü hâli yaratmak bize düşen bir görevdir. Böylece, faşizme karşı mücadelede daha iyi bir konuma ulaşacağız. Faşizm, talihini biraz da, hasımlarının ilerleme adına onu tarihsel bir norm gibi görmelerine borçludur. Die Tradition der Unterdrückten belehrt uns darüber, daß der 'Ausnahmezustand', in dem wir leben, die Regel ist. Wir müssen zu einem Begriff der Geschichte kommen, der dem entspricht. Dann wird uns als unsere Aufgabe die Herbeiführung des wirklichen Ausnahmezustands vor Augen stehen; und dadurch wird unsere Position im Kampf gegen den Faschismus sich verbessern. Dessen Chance besteht nicht zuletzt darin, daß die Gegner ihm im Namen des Fortschritts als einer historischen Norm begegnen."
Walter Benjamin, Tarih Kavramı Üzerine
Über den Begriff der Geschichte, 1940
benim annem cumartesi
Benim annem pazarları uyandırmaz yavrusunu
Benim annem pazartesi demlikte bir çay tanesi
Benim annem salı günü ya hüzün ya düğün tülü
Benim annem bir çarşamba görmesen de sen aldanma
Benim annem perşembeyi iyi bilir işkenceyi
Benim annem cumaları gezer bütün kuytuları
Benim annem cumartesi her bir dilde çıkar sesi
Benim annem cumartesi elinde solmuş bir resim
Benim annem cumartesi hesap soracak öfkesi
Benim annem cumartesi benim annem cumartesi
söz: Bandista
müzik: Bandista
Arjantin, Türkiye ve Şili'de özellikle darbe dönemi ve sonrasındaki demokrasi görünümlü ya da somut militer rejimler elinde kaybedilen, öldürülen, işkenceden geçirilen evlatlarının hesabını/akıbetini sormak için yan yana gelen Plaza del Mayo veya Cumartesi Annelerine bir selamlama olan bu çalışma, eril bir intikam alma çağrısından ziyade bizzat gündelik hayatın kurucusu olmasına rağmen (belki de bizzat bu nedenle) gerek cinsi gerek içtimai gerekse de iktisadi olarak en fazla sömürülen kadınların ve annelik durumunun -duygusal ya da mitik bir ajitasyona başvurmadan- toplumsallaştırılması gündemine sahip metin bloğunun üç farklı müzikal tarz içinden akıtılmasından müteşekkildir. Şarkı Albaylar Cuntası'na karşı Yunanistan Politeknik direnişinin bildik ezgisiyle, direniş geleneklerinin metinsel yahut müzikal düzeyde birbirinin içine örülmesini gaye edinir.
pardon afedersiniz mr. genelkurmay
Kılıçlarımızı biledik buraya geldik
Tek bir söz söyledik bedelini ağır ödedik
Bir koca ömrü verdik yemedik içmedik
Dört diyar teptik ama bana mısın demedik
Saltanatını yıktık, vicdani rap çıktık
Populizmden bıktık, zincirlerimizi kırdık
Uğruna astık kestik, bir koca ömrü verdik
Pes etmedik, hesap sormaya geldik
Hop şinanay, hopa şinanay
Görsün âlem beş yıldızlı rapstar
Hop şinanay, hopa şinanay
Pardon afedersiniz mr. genelkurmay
söz: Sultan Tunç
müzik: Sultan Tunç feat. Bandista
Sultan Tunç'un 2007 tarihli Oriental Rap'n Roll albümünde yer alan bu şarkı "paşanın başucu şarkıları" ana metninde de andığımız farklı cenahlardan ve farklı sesler içinden kendi hikâyelerimizi anlatmakta ısrar etmemiz bağlamı içinde tüm yaşananlara rağmen varlığımızı sürdürdüğümüzü vurgulayan metin bloğu ve 'circus' vari looplara dayanan müzikal altyapısıyla bu mevcudiyetin altını çizmektedir.
yan babilon
Evire çevire seni öyle bir döverim
Bir o kadar dayak da ben yerim netekim
Elindeki çoksa az olanla paylaş
Nasıl müzisyen bilemiyo'm şu serdar ortaç
Koyudan açığa doğru tüm renkler ton ton
Benim memurum işini bilir dediydi tonton
Bir elimde mikrofon kafamda da ponpon
Uçuyo'n dediler bana yere de kon kon
İster polis olsun ister astinomia fon
Burda vurdu Ferhat'ı orda gitti Aleko'n
Lakin Atina'da bu kez işlemedi tiyatron
Bu sefer de sen yan, yan yan yan Babilon
Yan yan yan Babilon
Yan yan yan yan yan yan
Yan yan yan Babilon
Bu sefer de sen yan, yan yan yan Babilon
Yine tersoya düştüm kafamda harmanım
İçine edeyim böyle nankör karmanın
Her mevsim ekilip bitmeyen tarlanın
Kargasını kovalasan ne yazar kemâlım
İskele alabanda yelkenler fora
Derrida'nın sevdiğim bir eseri Khôra
Feylezoflar dünyayı yorumladı ama
Öldürmeyeceksin derdi on emirde Tora
İster polis olsun ister astinomia fon
Burda vurdu Ferhat'ı orda gitti Aleko'n
Lakin Atina'da bu kez işlemedi tiyatron
Bu sefer de sen yan, yan yan yan Babilon
Yan yan yan Babilon
Yan yan yan yan yan yan
Yan yan yan Babilon
Bu sefer de sen yan, yan yan yan Babilon
söz: Bandista
müzik: Bandista
Babilon [Babil] kenti Tora ve Yeni Ahit ikonografisinde müesses nizamın, sürgünün, işkencenin, ticaretin, paranın ve 'günahın' içinde cisimleştiği bir tarife sahiptir ve ayrıca Rastafaryan harekette çürümeyi ve batı toplumunu simgeler. 80 darbesinin yarattığı toplumsal atmosfere ve sistemin kökenlerine dair göndermeler ve temelde devlet şiddetinin iki kurbanını Yunanistan aralık isyanı çerçevesinde anarak Babilon'un temellerinden sarsılıp yıkılmasına dair bir çağrıyı metin bloğunda sunan şarkı müzikal, vokal ve koral tercihleriyle Bandista'nın "ista" icraları içinde bir ilk çalışmadır.