DİLLER DE ÖLÜR...

2500 dil yok olma tehlikesiyle karşı karşıya...
2500 dil yok olma tehlikesiyle karşı karşıya... Livonian dilini bilen kişi sayısı bir. Ekvator"un dili olan Andoa"yı konuşan 10 kişi kalmış. Ned Maddrell adlı bir balıkçıysa Manx dilini konuşan son kişi Kanlı ortaçağdan 20. yüzyılın ortalarına kadar "Livonian" Baltık denizinin doğusundaki binlerce kişinin diliydi. İşgalciler gelip gittiler, hükümdarlar geldi ve geçti ama bölgede yaşayan azınlığın dili olan bu dil varlığını sürdürmeyi başardı. Derken İkinci Dünya Savaşı başladı ve önce Naziler sonra Sovyetler bölgeyi işgal ettiler. Livonian adlı bu dili konuşanlar Rusça öğrenmeye zorlandı. Günümüzdeyse bu dili ana dili olarak öğrenmiş kişi sayısı bir. Sadece bir kişi bu dili ve bu kültürü içinde yaşatıyor.
Livonian dilinin yok oluşu korkunç savaşların, işgallerin ya da küreselleşmenin olağan bir sonucu olarak görülebilir. Zaten başlangıçta dili konuşan fazla bir insan yokmuş denilerek gözardı edilebilir. Oysa -bir dilin yok oluşunu hangi nedenlere bağlarsanız bağlayın- artık kabullenilmesi gereken ürkütücü bir gerçek var: Bunlar şaşırtıcı manzaralar değil. The Guardian, kaybolan diller üzerine yayımladığı bir araştırmayla sorunun ciddiyetine dikkat çekmiş ve kimsenin kendisini çok rahat hissetmemesi için bizleri uyarmış. Geçtiğimiz haftalarda Unesco dünyada konuşulan tehlike altındaki dilleri içeren ilk resmi listeyi yayımladı. Uzmanlardan oluşan bir ekibin yaptığı araştırma sonucu hazırlanan listeye göre risk altında olan 2500 dil var, bunlardan 500"ü kritik durumda ve 199"u on ya da daha az kişinin ana dili.
Katil diller hangileri?
The Guardian tehlike altındaki dillerin, en az tehlike altındaki hayvan ve bitki türleri kadar önemli olduğunu ve yok oluşlarının, çeşitliliğin yok oluşu anlamına geldiğini yazıyor. (Topu topu iki bin kişinin konuştuğu bir dilin yok olmasına ne sakınca var demekle, herkes İngilizce konuşsa iletişim sorunu ortadan kalkar demek arasında fazla bir fark yok. Bu sorun, diller savaşı, çağın önemli var olma savaşlarından biri.) Atlas"tan Christopher Moseley bu durumu “Her dil ayrı bir düşünce biçimini, simgeleri, sesleri ve tüm bunların uyum içinde çalıştıkları kendine özgü mimariyi beraberinde getirir, bu o kadar hassas bir sistemdir ki sonsuza kadar kaybolup gidebilir ve bir daha geri getirilemez” şeklinde özetliyor. Modern dünyanın dillerin ölümü üzerindeki rolü büyük. Sağlıklı bir dil rahatlıkla ölebiliyor çünkü onu konuşanlar daha yaygın başka bir dile geçiş yapıyorlar. Bu durum işgal ya da göç sonucu gerçekleşiyor. Belki de bu nedenle hiç de şaşırtıcı olmayan biçimde riskin en yüksek olduğu iki ülke büyük bir ekonomik değişim geçirmekte olan Hindistan ve Brezilya. Bu değişimler çoğunlukla geleneksel yaşam biçimlerini değiştiriyor, insanları egemen dili konuşmaya itiyorlar.
Unesco"ya göre bir dilin ölmesinde, o dili konuşan insanların kültürleriyle, miraslarıyla yeterince gurur duymamaları veya o dili konuşanların "katil diller" denilen İngilizce, Fransızca ve İspanyolca benzeri çoğunluk dillerini benimsemeleri gibi etkenler söz konusu olabiliyor. Ama Unesco"ya göre bu son araştırmayla dil bilimciler artık hangi dillerin neden yok olmakta olduğunu tespit ettikleri tespit etmeye başladıkları için artık bir umut var.
Yeniden hayata dönen diller de var. Bunlardan ilki 20. yüzyılın ikinci yarısında yükselişe geçen İbranice. Onu Katalan, Welsh ve Breton dilleri takip ediyor. Dünyanın dört bir yanındaki topluluklar kültürlerini ve dillerini korumak için savaşıyorlar. Ama bazen savaşmak yeterli olmuyor. Unesco"nun listesine göre Ekvator"un dili olan Andoa"yı konuşan 10 kişi kalmış. Ned Maddrell adlı bir balıkçıysa Manx dilini konuşan son kişiymiş ve 1974"teki ölümünden önce kaydettiği cümleler haricinde Manx"tan geriye hiçbir şey kalmamış.
Konuşan sadece bir kişinin kaldığı diğer dillerse Unesco"nun listesine göre şunlar:
Wintu-Nomlaki: Kuzey Kaliforniya Kızılderili dillerinden. Yaghan: Şili"de konuşulan dillerden. Kaixa: Bu dili konuşan son kişi olan Brezilyalı 78 yaşındaki Raimundo Avelino Unesco tarafından koruma altına alındı. (Yöre halkı Portekiz fethinden bu yana geçen yıllar içerisinde yavaş yavaş ana dillerini bırakarak Portekizceye geçmişler.
ZEYNEP HEYZEN ATEŞ / RADİKAL