Otoriter yönetim şiddet doğuruyor…

Okullardaki şiddetin engellenebilmesi için demokratik ve öğrenmeye dayalı bir anlayışın geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Gelişim Psikoloğu Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Serdar M. Değirmencioğlu, okullarda öğrencilerin katılımdan alıkonulduğunu, söz haklarının ellerinden alındığını, otoriter bir düzenlemeye maruz kalan öğrencilerin, şiddet üretmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Değirmencioğlu ‘Okulda Şiddet’ başlıklı makalesinde öğrencilerin okulda olumlu eylemde bulunmak ve okula katkı yapmak seçeneklerinin büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını ifade ederek, olumlu seçeneklerin azaldığı ortamlarda, olumsuz seçeneklere yönelinmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Okullarda demokratik bir yapının oluşabilmesi için baskın eğitme-öğretme kalıplarının ve bilinen öğrenci rolünün değişmesi gerektiğine dikkat çeken Değirmencioğlu şu tespitlerde bulundu:

“Öğrencileri sosyal yapısı daha iyi olan okullarda şiddete ve riskli davranışlara çok daha az yöneldiği görülmüştür. Okul kolektif bir yaşam alanıdır ve okulun sosyal dokusu en az müfredatı kadar önemlidir. Ayrıca kalabalık okullarda şiddet boyutunun daha fazla olduğu gözlemlenmektedir.”

‘ÖĞRENCİYE KATILIM HAKKI TANINMALIDIR’

Değirmencioğlu, demokrasinin vazgeçilmez haklarından biri olan ‘katılım hakkı’nın öğrenci üzerindeki etkilerini şöyle açıkladı:

“Öğrencilerin karar süreçlerinde ve etkinliklerde yer alması, psikolojik açıdan da çok önemlidir. Katılım, öğrencilerin kendilerini daha yetkin, özerk hissetmesini sağlar ve yaşamları üzerinde kontrolleri olduğu hissini sağlar. Madde kullanımı, risk alma, suç sayılabilecek davranışlarda bulunma oranını da azaltır.”

‘OKULLARDAKİ ŞİDDET KURUMSALDIR’

Şiddetin ve saldırganlığın insanların doğal bir parçası olmadığını, çocukların erken yaşlarda şiddetin olumsuz bir deneyim olarak kavradıklarını belirten Değirmencioğlu şunları kaydetti:

“Türkiye’nin geçmişi, yakın tarihte oluşan toplumsal zemin ve günümüzde yaşanan birçok gelişme şiddeti körüklemektedir. Okulda yaşanan şiddet yeni değildir, hatta kurumsaldır. Şiddet döngüsü, şiddet kullananların er ya da geç şiddete maruz kalmalarına neden olur. Bu nedenle, öğretmenlerin şiddetten uzaklaşması öncelikle kendi yararlarınadır.”

‘MUHAFAZAKAR YAKLAŞIMLAR TERK EDİLMELİDİR’

Okulların şiddetten uzaklaşmasının mümkün olduğunu vurgulayan Değirmencioğlu şu önerilerde bulundu:

“Okuldaki işleyişte, aşırı ilkeci veya muhafazakar yaklaşımlar bir yana bırakılmalı, daha insancıl yaklaşımlarla öğrencilerin okuldaki rollerinin değiştirilmesi sağlanmalıdır. Şiddetin engellenebilmesi için öğrencilerin şiddeti engelleyenler arasına katılması gereklidir. Çocuk ve gençlere sorun olmaktan çok çözümün bir parçası olabileceğine ilişkin güçlü bir destek sağlanmalıdır. Çocukları ve gençleri okuldan soğutan eğitim modelleri yerine, yeni modeller üretilmelidir.”

Bağımsız SESONLINE

Bu yazı ile ilgili ne düşünüyorsun?
Dehşet (0) İlginç (0) Yararlı (0) Sıkıcı (0) Berbat (0)

Okunma 51

Benzer ileti yok.

Bir Yanıt Bırak

Yorum yazmak için kullanıcı girişi yapmalısınız.