
Yine bir 24 Kasım öğretmenler günü yaklaşıyor.Her yıl olduğu gibi bu yılki 24 Kasım öğretmenler günü de; göstermelik törenlerle, beylik nutuklar atılarak, her şey yolunda mesajları ile geçiştirilecek. Öğretmenlerin yaşadığı onlarca soruna değinilmeden, eğitim sistemindeki sıkıntılar ve öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar görmezden gelinerek, yok sayılarak toz pembe bir tablo çizilmeye çalışılacak. Ya da öğretmenler medyada bir kaç günlüğüne yer alacaklar, gündem olacaklar ama çözüme dair bir adım atılmadan ve sorunlar yumağı içinde bir yıllarını daha geçirecekler.
Bu 24 Kasım’ı öğretmenler şu şekide karşılıyorlar. Okullarda bugün kadrolu, sözleşmeli, ücretli statüsünde eğitim işçileri çalıştırılmaktadır. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenler iş güvencesinden yoksun olarak çalışmaktalar. En son İstanbul’da 30 günden fazla rapor aldığı için işine son verilen öğretmenin yaşadıkları bu duruma çok güzel bir örnektir. Dershanelerde çalışan öğretmenlerde karın tokluğuna, zorlu çalışma koşulları altında yaşamlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. 657 sayılı kanuna tabi kadrolu öğretmenlerin de yasada yapılmak istenen değişikler ile ellerinde bulunan son hak kırıntıları da alınmak istenmektedir. Yaklaşık 300 bin civarında (her yıl bu sayı artmaktadır) işsiz öğretmen de kadrolu ve sözleşmeli olabilmek için yarış atı misali KPSS kurslarında koşturmakta, her yıl öğretmen olabilmek için KPSS’ye girmek zorunda kalmaktadır.
Ben de eğitim işçisi bir öğretmenim. Halen Bursa’nın Kestel ilçesi Toplu Konutlar İlköğretim okulunda kadrolu olarak görev yapmaktayım. Göreve başladığım ilk günden bu güne kadar eğitim sisteminin daha nitelikli hale gelmesi ve öğretmenlik mesleğini daha iyi şartlarda icra edebilmek için mücadele ettim ve etmekteyim.
Eğitim emekçileri yukarıda kısaca anlatmaya çalıştığım şartlar altında ve daha birçok sorunlarla 24 Kasım öğretmenler gününü karşılarken, ben de 24 Kasım öğretmenler günün de mahkemede olacağım. Öğretmenler gününü mahkemede geçireceğim. Nedeni de ataması yapılmayan öğretmenlerin 17 Ağustos günü Ankara Abdi İpekçi parkında kadrolu çalışma talebiyle yaptıkları eyleme katılmak ve gözaltına alınmak.
15, 16, 17 Ağustos günlerinde ataması yapılmayan öğretmenler ile beraber Ankara Abdi İpekçi parkında kadrolu ve güvenceli çalışma talebiyle oturma eylemi gerçekleştirdik. Bende oturma eylemlerine katıldım. Oturma eyleminin 3. günü hepimiz gözaltına alındık ve gece serbest bırakıldık. Daha sonra ben ve diğer öğretmen arkadaşlarım hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri kanuna muhalefet etmek suçundan 1 yıl 6 ay ile 3 yıl arasında değişen hapis cezası, TCK’nın 53’üncü maddesi uyarınca sanıkların seçme ve seçilme hakkının ellerinden alınması, Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılmaları istemleriyle dava açıldı.
Benim dava tarihim de ironi bir şekilde 24 Kasım öğretmenler gününe denk geldi. Bu nedenle 24 Kasım günü saat 09:30′da Kestel adliyesinde olacağım. Davanın ne şekilde sonuçlanacağını bilmiyorum ama kendimi şimdiden cezalandırılmış hissediyorum. Ben öğretmenler gününü okulda öğrencilerimle birlikte geçirmek yerine, hak arama mücadelesinde bulunduğum nedeniyle mahkemede geçireceğim.
Ancak şunu bir kez daha belirtmek istiyorum ki; benim ve benim gibi arkadaşlarımın maruz kaldığı bu uygulamalar bizleri insanca bir yaşam için mücadele etmekten alıkoyamayacak. Öğretmenlerin daha iyi bir eğitim sistemi için verdikleri mücadele devam edecek. İnsanlığın doğruyu, güzeli ve insanca bir yaşamı arayışı son bulmayacak. Güzel günlere hep birlikte ulaşacağız.
İsmail Demir
Eğitim Emekçileri Derneği Bursa İl temsilcisi
Eğitim Sen üyesi
AYÖP aktivisti
Okunma 52
Benzer iletiler:


